Molped_01

MOLPED’den Kız Sözü

Geleceğimizi desteklemek için hepimizin bugünden yapabilecekleri var!

Gençlerimizi, özellikle genç kızlarımızı desteklemek hem bir ebeveyn hem de bir profesyonel olarak önceliğimiz, bu projede birlikte yol alma fırsatını bulduğumuz tüm koçlarımıza ve bu alanı bize açan Hayat Holding’e teşekkür ederiz.

Proje Takımı

sami_bugay

Sami Bugay

Master Certified Coach MCC- ICF, NCC Leadership and Team Coach, Facilitator
Damla_Kocman

Damla Koçman

Professional Certified Coach PCC - ICF
Esra_Miller

Esra Miller

Professional Certified Coach PCC - ICF
Deniz_Balikci

Deniz Balıkçı

Professional Certified Coach PCC - ICF
Esin_Esen

Esin Esen

Professional Certified Coach PCC - ICF
Burak_akalin

Burak Akalın

Associate Certified Coach ACC - ICF
Zuhal_Yigit

Zuhal Yiğit

Associate Certified Coach ACC - ICF
Utkan_Kolat

Utkan Kolat

Associate Certified Coach ACC - ICF
Aycin_Teker

Ayçin Teker

Associate Certified Coach ACC - ICF
yazilar-800x600_mini_mba

Liderlik Gelişim Mini MBA Sertifika Programı

PROGRAM

Bahçeşehir Üniversitesi ve Yenibirlider Derneği iş birliği ile düzenlenen Liderlik Gelişim Mini MBA Programı, katılımcılara sürdürülebilir bir liderlik ekosisteminin temellerini atma ve hayatın her alanında etkili olabilecek liderlik yaklaşımını yaygınlaştırmayı amaçlamaktadır,

Çeşitli öncü şirketlerden profesyonellerin eğitmen olarak yer aldığı,  öncü bir eğitim programı olan “Liderlik Gelişim Mini MBA Sertifika Programı” aynı zamanda yüksek lisans öğrencilerimiz için (belirli programlarda) yüksek lisans dersi olarak tasarlanmıştır.

2019-2020 Bahar Döneminde 15 Şubat – 23 Mayıs 2020 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan programın ücreti 4900 TL’dir.  Yenibirlider Ekosistemine,  BAU mezunları ve öğrenciler programa %50 burs imkanı ile kayıt yaptırabilecektir.

İLETİŞİM

Sorularınız için program koordinatörü Büşra BÜRLÜKKARA (0212-381-57-35 ve busra.burlukkara@gss.bau.edu.tr) ile irtibata geçebilir ya da formu doldurabilirsiniz. https://forms.gle/zTy45qqNQNrcnfJaA

EĞİTİMCİLER

  • Aret Vartanyan, Yaşam Atölyesi
  • Derya İren, Siemens Türkiye
  • Emre Başkan, Azor Brand & People Solutions
  • Emre Gür, CİFE Türkiye
  • Esra Şengülen Ünsür, Artı İletişim Yönetimi
  • İzlem Erdem, Türkiye İş Bankası
  • Sami Bugay, KA Danışmanlık
  • Sezgin Lüle, Türkiye İş Bankası
  • Tal Garih, Alarko Holding
  • Tuğçe Aslan, Bahçeşehir Üniversitesi
  • Tuncer Köklü, Ata Holding
  • Jülide Erdoğan, Yenibirlider Derneği
  • Rana Birden, Kale Grubu
yazilar-800x600-evde-kal

#Evdekalan İTÜ’lülere Mezundan Gelişim Sohbetleri:İçimizdeki Dinginliği Koruyabilmek

COVID19 O ile birlikte hiç beklemediğimiz bir dönüşüm sürecine hep birlikte girdik hatta girmek zorunda kaldık, ve en endişe verici olanı da galiba bu sadece bir başlangıç… sürecin finansal etkilerini henüz görmedik, gelebilecek ikinci dalga ise zaten önümüzde bizi bekleyen zor zorlayıcı koşulları daha da sertleştirecek gibi duruyor.

“Türbülanslı Zamanlarda İçimizdeki Dinginliği Koruyabilmek” webinarımızda bu ve benzeri durumlarla nasıl başa çıkabiliriz sorusunun yanıtlarını özetlemeye çalıştık.

yazilar-800x600-evde-kal-sosyal

Beraber BİRLİKTE olmak

Uluslarası gönüllü çalışma grubumuz ile Sağlık Çalışanlarını desteklemek için hazırladığımız, onların geçirdikleri bu vefakâr süreçteki zorluklarını daha kolay yönetmelerini sağlayan sistemik bir akışı sizlerle paylaşıp yaymanızı rica ediyoruz. İlgili dosyayı aşağıdaki bağlantıdan indirebilir ve çevrenize yollayabilirsiniz.

#evdekal #destekverorg

Sami Bugay

Takim-ve-Kurum-Kulturu-danismanligi

Kurumlarda Bıkkınlık – Milliyet Gazetesi

Kurumların değişime diren-mesinin çeşitli nedenleri vardır. Aşağıda, bu direncin temel nedenlerini ve yaygınlığını görüyoruz.

  • Yüzde 80 oranında değişime karşı direnç,
  • Yüzde 70 oranında baştaki kişinin değişime hazır olmaması,
  • Yüzde 60 oranında gerçekçi olmayan beklentiler,
  • Yüzde 55 oranında değişim projesinin yeterli olmaması,
  • Yüzde 45 oranında değişim gerekçelerinin yeterince anlatılmaması,
  • Yüzde 42 oranında değişimin mükemmel tasarlanmamış olması,
  • Yüzde 40 oranında belirsizliklerin giderilmemiş olması,
  • Yüzde 35 oranında yetersiz yazılım desteği.

Kurum kültürü nedir?

Bir kurumda işlerin yapılış tarzı, içeride ve dışarıdaki problemlerin çözüm becerisi ile hedeflere ulaşma ve strateji oluşturmadaki işbirliği, o kurumun kültürünü oluşturur.

Bir kurumdaki düzensizlik ve tesirsizlik eğilimine “Kültürel Yetersizlik (Cultural Entropy)” denilmektedir. Etkinliğin azalması ve boş yere enerji tüketilmesi bu eğilim nedeniyle oluşur. Takım içi çekişmeler ve bıkkınlık(tükenmişlik) kendini gösterir. Doğal olarak, bu çeşit bıkkınlıkların genel ekonomik ve siyasi durumlardan etkileniyor olması da olasıdır. “Cultural Entropy” ölçülebilirdir ve gerek çalışan aidiyetine, gerekse ciro artışına önemli etki sağlar. “Cultural Entropy”nin düşük seviyeleri, daha iyi sayılır.

Yapılan hesaplamalara göre, kültürel yetersizliğin yüzde 10’un altına düşmesi, 3 yıl içinde kurum gelirlerinde yüzde 32.87 oranında artış sağlar. Kültürel yetersizliğin yüzde 29’un üstüne çıkması ise, gelir artışını, aynı sürede yüzde 11.07 seviyelerine düşürür.

Yetersizlik çalışması

Ülkemizde kurumlardaki kültürel yetersizlik konusunda en sonuç odaklı çalışmaları “KA Danışmanlık” yapıyor. Önce eksiklikler saptanıyor, ihtiyaç analizi yapılıyor; sonra kurumun nereden nereye gitmek istediği planlanıyor. Daha sonra bir kurum içi iletişim planı oluşturuluyor ve bu konuda lider koçluğu, takım koçluğu, gelişim dizaynı gibi birçok aksiyonun alınması sağlanıyor.

Bir kurumdaki düzensizlik, kopukluk ve etkisizliğin tam olarak azaltılması ve bu konudaki problemlerin çözülmesi, 3 ila 7 yıl sürdürebiliyor. Bu dönemde, hem çalışanların moralinin yükselmesi hem de kârlılığın artması, görülür ve ölçülebilir, bir sonuç yaratıyor.

Çalışma sırasında sadece objektif tedbirlerin alınması değil, psikolojik ve enerji güçlendirici tedbirlere de başvuruluyor. Kurumdaki iletişimsizlik ve etkisizlik azaldıkça, konulan sermaye karşısındaki gelir de süratle yükseliyor. Yapılan araştırmalarda, bu konuda alınan tedbirler sayesinde, kurum hisse fiyatlarının da, süratle yükseldiği gözlemlenmiş bulunuyor.Kurumlarda Bıkkınlık / Yaman Törüner, Milliyet, 18.03.2019http://m.milliyet.com.tr/yazarlar/yaman-toruner/kurumlarda-bikkinlik-2844102/

Sophia-will-you-marry-me

Sophia, will you marry me?

Burada esasında bizim bildiğimiz; ünlü yönetmen Carlo Ponti ile evlenen ve karizmatik aktör Cary Grant ile aşk dedikodularının zamanında manşetleri süslediği, yakınlarda 80. yaş gününü kutlayan Sophia Loren’den bahsetmiyoruz… 24 Kasım 2017’de Suudi Arabistan tarafından vatandaşlığa kabul edilen, yılların emekleri sonunda Hanson Robotics tarafından geliştirilen, ilk insansı robot Sophia’dan bahsediyoruz.

2016 Yılında Davos’ta Business World Forum’da yayınlanan araştırmaya göre; dünyada liderlerde ve çalışanlarda aranan yetkinlikleri sıralandığında, 1. sırada “kompleks problem çözebilme kapasitesi”, 10. sırada ise “yaratıcılık” geliyordu. Aynı raporun 2020 için ortaya koyduğu öngörü ise oldukça çarpıcı bir şekilde önümüzde duruyor; beklendiği gibi kritik problem çözebilme yeteneği gene ilk sırada iken, yaratıcılık 3. sıraya yükseliyor ve esas çarpıcı nokta ile 6. sırada karşılaşıyoruz: Duygusal Zeka!

Endüstri 4.0, dijital dönüşüm, AI – Yapay Zeka’dan bahsettiğimiz son yıllarda, Coleman ve Richard Boyatzis tarafından 1995’lerde gündeme gelen EQ, 22 yıl sonra tekrar ve bu sefer kalıcı olmak üzere geri dönmüş gibi görünüyor.

2013 yılında büyük umutlarla Google tarafından alınan ve Haziran 2017 yılında Japon’lara satılan ünlü robot firması Boston Dynamics’in 2016 yılında yayımladığı, şirket çalışanının bir buz hokeyi sopası ile Atlas adı verilmiş robotun yerden kaldırmaya çalıştığı kutuya vurarak defalarca düşürmesi ve kutuyu yerde sürükleyerek robotu zorlaması, hatta sırtından sopa ile iterek yere düşürme videosu, sebep olabileceği toplumsal algı açısından Google’ı oldukça rahatsız etmiş ve Google – Boston Dynamics evliliğinin sonu olmuştu.

Burada esas dikkat etmeye ihtiyaç duyduğumuz konu bir insan olarak bizi birçok türden ayıran “Duygu” alanımız ve bu alandaki en önemli kapasitelerimizden olan empati yeteneği… Farkında olmadan kendimizi belki bugün değil, ancak gelecek on yıl içerisinde insansı robotlarla bir arada yaşarken bulacağımız göz ardı edemeyeceğimiz bir gerçek. İnsanlık olarak 2040-2050 gibi yıllarda, hava taşımacılığı dahil birçok alanda, drone’larla, insansı robotlarla ve robotların farklı formları ile karşılaşacağız.

İnsanlar olarak; duygu ihtiva etmeyen iletişimler kurmak konusunda zorlanacağımız ve belki de fiziksel olarak orijinaline yani bize benzeyen makinalarla bazen de zihnimizin karışacağı durumlarla karşılaşacağız.

Bu gibi durumlarda, gerek kendimizi gerekse karşımızdaki insan ya da “insan görünümlü makina”nın bize olan etkisini ayrıştırmaya, kendi duygularımızı ve çevremizdeki kişilerin duygularını daha iyi algılamaya ve ayrıştırmaya ihtiyacımız var.

Forbes‘un bu yıl yapmış olduğu araştırma, önümüzdeki üç yıl içerisinde iş gücünün %50’sini Millennials’ların oluşturacağını gösteriyor. Bu araştırma, koçluk desteğini talep eden jenerasyon olarak bilinen bu dalganın, iş dünyasından olan talepleri ve yukarıda bahsettiğimiz orta vadede gelecek son beş yılda en hızlı yükselen Koçluk mesleğinin ivmesini ve büyümesini önümüzdeki yıllarda da sürdüreceğini garanti ediyor. Ancak buradaki hayati soru şu: Kendini koç olarak tanımlayan herkes gerçekten bu yetkinliklere sahip mi? Bu alanda uluslararası bir eğitimden içeriğinden geçmiş mi? Ve belki de en önemlisi; kendini geliştirmek için elle tutulan ne tür faaliyetler gösteriyor? Uluslararası standartlarda bir akreditasyonu var mı ve bunu belgeleyebiliyor mu?

Hepimiz için sadece zihinsel değil bütünsel olarak büyüdüğümüz ve geliştiğimiz bir yaşam olmasını diliyorum.

Saygı ve Minnettarlığımla,

Sami Bugay

Master Certified Coach MCC – International Coach Federation

NCC – Certified Ontological Coach

Mentorluk-Programi-Suruyor-Gelecegi-Bugunden-Desteklemek2

Mentorluk Programı Sürüyor: Geleceği Bugünden Desteklemek – PMI Dergisi Mart 2019

PMI Turkey Chapter, 2012 yılından beri üniversite ve lisansüstü öğrencilerine PMI sertifikalı üyeleri ile gönüllü mentorluk desteği veriyor. 2019-2020 yılında Mentorluk Programı’nın kapsamının genişletilip derinleştirilmesi için çalışmalar sürüyor. Bu çalışmaların ilk adımı, mentorluk yetkinliklerinin artırılması olarak
belirlendi. Bu amaçla 23 Şubat 2019 tarihinde, Ka Danışmanlık Yönetici Direktörü Sn. Sami Bugay Master Certified Coach – ICF, Mentor Coach – ICF, NCC katkılarıyla “Geleceği Bugünden Desteklemek: Mentorluk” konulu eğitim, ING İnovasyon Merkezi’nde gerçekleşti.

Katılımcıların hepsinin geçmiş dönem mentorları ve gelecek dönem mentor adayları olduğu bu eğitim, karlı bir İstanbul haftasonu olmasına rağmen uzak bölgelerden ve şehir dışından gelen katılımcılardan da yoğun bir ilgi gördü.

Eğitim boyunca Sn. Sami Bugay mentorluğun gerektirdiği yetkinlikler ile ilgili çok değerli bilgiler paylaştı. Gerek mentorluk gerekse takım iletişiminde sonuçları etkileyen davranış, düşünce ve duyguların önemi ile sınırlayan inanç ve değerler üzerine, mentorların kendi farkındalıklarını da içeren önemli paylaşımlar
vardı. Zaman zaman derin düşünülen zaman zaman kahkahalarla gülünülen eğitimin etkileşimli olması ayrı bir değer yarattı. Mentorluk süreci eğitimi, süreç ve görüşmelerin yapılandırılması ile ilgili pratik önerilerle sona erdi.

Değerli paylaşımları için Sn. Sami Bugay ve Ka Danışmanlık’a, mekan ve verdikleri güleryüzlü destek için ING Inovasyon Merkezi’ne, eğitimdeki paylaşımcı katılımları için mentorlarımıza çok teşekkür ederiz.