İçinde durmadan büyüyen korkularını küçücük yapmaya, hatta yok etmeye ne dersin? Haydi o zaman, patlatalım şu korku balonunu!

“ÖĞRETMENLE KONUŞMAYA ÇEKİNİYORUM”

Bazen öğretmenlerle iletişim kurmaktan çekinebilirsin. Hatta kimi zaman dilin bile tutulabilir! Sana bir soru yönelttiğinde tüm vücudun titremeye başlar. Halbuki aklındakileri sorabilsen ya da çekinmeden konuşabilsen gerçektende rahat edeceksin.

YAP

Eğer sen bu şekilde sus pus oturmaya devam edersen, ne kadar zeki ve çalışkan bir kız olduğunu öğretmenine nasıl ispatlayacaksın? Düşünsene, bütün bilgiler sende ama sen onunla konuşamadığın için o senin hiçbir şey bilmediğini düşünüyor! Çünkü seni bir türlü keşfedemiyor. Yan sıranda oturan ve derslere çalışmamasına rağmen sırf öğretmenle arası iyi olduğu için yüksek alan Ayşegül’den neyin eksik?

UZMAN GÖRÜŞÜ

KA Danışmanlık- Liderlik ve Takım Koçu, Eğitmen F. Eser Ömeroğlu bu konuyu şöyle ele alıyor: “Karşılıklı iletişimde “Dinleme” her iki tarafın da kendini ifade etmesinde rahatlık ve güven ortamı sağlar. Tam olarak dinlendiğine emin olan öğrenci öğretmeniyle iletişime geçmekten çekinmez. Daha doğal, akışta bir iletişim sağlar. Güven ortamı oluştuğu zaman anlaşıldığını hisseden öğrencinin özgüveni ve özsaygısı artar. Çekingenliği ortadan kalkar. Aktif bir öğrenci olur. Gerçekte dinleme söyleneninde arkasındakini duymaktır.”

MOTİVE OL

“Kıyıyı gözden kaybetme cesaretiniz olmadıkça, okyanusa asla geçemezsiniz.”  – Christopher Columbus

“YA ARKADAŞIM OLMAZSA”

Daha okula başlamadın ama korkmaya başladın. Ya arkadaşın olmazsa? Okulda yalnız kalacağına inanıyor, arkadaş bulamayacağını düşünüp uykularını kaçırıyorsun. Sence bu mümkün mü? 🙂

YAP

Önce bir sınıfına git; etrafı kolaçan et. Bak bakalım kim var kim yok? Kimin tarzı sana uyuyor. Kiminle hiç konuşasın gelmiyor… Emin ol, mevcudu en az 30 kişi olan bir sınıfta kendine uygun biriyle yakınlaşmaman mümkün değil! “Etrafa hiç bakmam, kimseyle de selamlaşmam” desen bile sıra arkadaşın olmak zorunda ve sen onunla konuşup arkadaş olmak zorundasın:) Okulun ilk günü herkesle kanka olmayı da düşünme. Daha belki de yıllarca, her gün okula gidecek ve aynı kişileri göreceksin. Bugün biriyle konuşmazsan, yarın mutlaka konuşursun. Emin ol:) Unutmadan, sırf arkadaş olabilmek için de popüler kitleler arasında kaybolma. Sen her zaman kendin ol! Seni sevenler seni zaten bulacaktır.

UZMAN GÖRÜŞÜ

  1. Eser Ömeroğlu: “Geçmişte arkadaşlarınızla yaşadığınız bir tartışma, sosyal ortamımızda ya da okul ortamında utanç duyacağınız bir deneyim yaşamak; reddedilme duygusu, uyum sağlayamama, görünür olmaktan kaçınma, koridorda kalabalık içinde yürümekten kaçınma, iletişim kuramama, kendine güven duygusunda azalma gibi istenmeyen sonuçlar olarak karşımıza çıkabilir. Yaşanılan bu deneyim sonrası hissettiklerimiz toprağa ekilen bir tohum gibi bilinç altında yerini alır. İnançlarımız değerlerimizi etkiler, değerlerimiz farklı duygularımızı düşüncelerle şekillendirebilir. Ve tüm bu inanç-değer-duygu-düşünce basamaklarının doğal sonucu olarak davranışlarımız oluşur. Su yüzüne çıkan bu davranışlar bizi eyleme geçirir ve bazı sonuçlarla baş başa kalırız.”

MOTİVE OL

“Sadece akademisyenler için okula gitmiyorum. Fikirleri paylaşmak, öğrenme konusunda tutkulu insanlar etrafında olmak istedim.” – Emma Watson

 

“BAŞARISIZ OLURSAM…”

Hayatımızın her alanında zaman zaman korkularımızla yüzleşebiliriz. Burada önemli olan bizim korkuyu nasıl tanımladığımızdır. Örneğin, sürekli yargılanan, eleştirilen biriysen özgüvenin zedelenebilir. Ya da okulda yaptığın bir proje sunumda iyi performans sergilemediğinde olumsuz geri bildirim ve ağır eleştiri almak daha sonra böyle bir aktiviteye katılmaktan kaçınmana sebep olabilir. Böyle bir deneyimi tekrar yaşamak istemezsin.

YAP

Sana tek bir şey söyleyeceğiz! Bu hayatta yaptıklarından değil, yapmadıklarından pişman olursun 🙂

UZMAN GÖRÜŞÜ

  1. Eser Ömeroğlu: “Aslında başarısızlık başarılı olabilmeniz için bir fırsattır. Bu fırsatı değerlendirmeyi bilen öğrenci her zaman yaşıtlarından bir adım önde olur. Ne deneyimledim diye geriye dönüp baktığında bir sonraki denemeler için daha düzenli çalışmana, riskleri daha kolay fark etmene, enerjini doğru bir şekilde kullanmanı sağlayabilir. Yani seni aktif bir hale getirir. Bunun tam tersi de olabilir tabii ki. Başarısız oldukça bu korku eyleme geçmeni engeller.
  • Bu durumla karşılaştığında öncelikle yapman gereken şey, başarı hikayeleri olan kişilerin bu hikayelerinde başarılarını kanıtlama noktasına gelene kadar ne kadar başarısız olduklarına bakmak. Ve baktığında oldukça çok başarısız olma durumu ile karşı karşıya kaldıklarını göreceksin. Onlar önlerindeki iki seçenekten birini tercih etmişlerdir. Tercihleri ya denemeye devam etmek ya da vazgeçmektir. Her vazgeçiş peşin alınmış bir kaybediştir. Oysa her zaman için bir şans vardır.
  • “Asla yapamam!”, “Hedefime ulaşamayacağım”, “İstediğim okulu kazanamayacağım” sınavda başarısız olacağım” gibi söylemlerin olabilir. Bu şekilde kendini sürekli sabote ediyorsun. Bu söylemler pozitif söylemlerle yer değiştirmediği müddetçe kendine olan inancını kaybedersin. Sonuç tam da “kendini gerçekleştiren kehanet” misali söylemlerini doğrular. Bir döngü misali devam eder ta ki bu döngüden çıkana kadar. Döngünün değişmesine öncelikle durumu fark edip orada yerleştirdiğin negatif inanç kalıplarından kurtulmak ile başlayabilirsin.
  • Hedeflerini bölmek, küçük adımlar atarak küçük küçük hedefler oluşturup yapabildiğini görmek başarma inancını ve güvenini destekler.

MOTİVE OL

“Hiç hata yapmayan bir kişi yeni bir şey deneyemez.” – Albert Einstein

Hey Girl Dergisi, Eylül 2018 sayısında yayınlanmıştır.